30 Ekim 2007 Salı

kadın...



arkadaşımdan gelen bir maili sizlerle paylaşmadan geçemedim.eminim herbirimiz kendimizden ve kendi eşimizden:)birşeyler bulacak bu yazıda...

Eskiden kadin olmak daha kolaydi.
Kadinlar sadece evde olur, yemek yapar,
çocuk bakarlardi. Sadece esinin geliri düsükse kadin çalisirdi ve
çalisan kadina acinirdi. Kadin çalisiyorsa, evine
bakamayacagi düsünülürdü, zaten kadin bekarken çalisiyor idiyse
bile evlenince evinin kadini olurdu. 90'li yillara gelindiginde
kadin sadece evde olmak istemedi, artik çalismak ekonomik
olarak özgürlesmek istiyordu. Önce
üniversite okumaya ,sonra çalismaya basladi. Bu kadinin hosuna
gitmisti. Çalisiyor, istedigi gibi harciyor, geziyordu. Artik
çalisan kadin evli olmak degil bekar olup gününü gün
etmek istiyordu. Yasasin özgürlük...
Çalisan kadin artik iskolik olmustu, çalisiyor ve
yüksekliyordu.Zirveye ulasmisti.
Birçok sirkette once orta kademe, sonra üst
kademe yönetici kadin oldu. Doksanlarin sonuna
gelindiginde sirketler yalniz ve iskolik 30lu yaslarinda kadinlarla
doluydu.. Bu çalisan kadina yetmedi, çitayi biraz daha
yükseltti. Artik hem evli ve hem de basarili çalisan kadin olmaliydi. Çalisan
kadin etrafina bakindi. Basarili, parali koca adaylari gözden geçirildi.
Adaylardan kel, sisman ve kisa boylu olanlar hemen elendi. Ince ruhlu,
saraptan anlayan, 14 Subat'ta müthis sürprizler yapabilen, kimsenin
bilmedigi yerlerde basbasa tatillere götüren, yasamayi seven ve
bol bol espiri yapanlar hemen kapisildi. Yurt disindan gelinlikler
getirtildi. Otellerde muhtesem dügünler yapilip, Maldivler'e ya da
Bali'ye balayina gidildi. Balayindan sonra çalisan kadin
hizla is basi yapti. Gündüzleri toplantidan toplantiya
kostururken artik aksam yemegini de düsünmeye baslamisti. Aksam
ne yenmeli, nereye gidilmeli, esinin gömlekleri, pantolanlari
ütülü mü, kiyafetleri kuru temizlemeciye gitti mi geldi mi,
marketten alinacaklarin listesini çikar, is çikisi git al, eve gel,
aksam yemegini hazirla....Çalisan kadin artik mutluydu.
Gece yatagi sicacikti. Üzülünce derdini paylasan, hastalaninca
ona bakan, aglayinca destek olacak bir omuza, göz
yaslarini silecek sevkatli ellere sahipti. 15
saat kosturmak kadina viz geliyordu. Etraf bu sekilde kosusturan, ev
ile is arasi çift vardiya çalisan Kadinla doluydu.
Zaman geçiyordu. Çalisan kadin 35 ine yaklasiyordu.

Biyolojik saati "be bek, be - bek" diye uyari
vermeye basladi. Evet çalisan kadin hemen çigliklar
atmaya basladi "Kariyer de yaparim Bebek de" diye...Çalisan kadinlar
hemen sosyetik kadin dogumcularin randevularini doldurdular. Çalisan
kadinlar ajandalarina ve islerinin temposuna uygun zamani seçip
hemen mikroenjeksiyonla bebek yapmaya basladilar. Kimi tek, kimi
ikiz ,kimi üçüz istedi. 1-2 ay sonra güzel haberler
sirayla gelmeye basladi, çalisan kadinlar hamileydiler. Çalisan kadin
hem hamile, hem güzel olmak istedi. Hemen diyetisyenlere
kosulup, özel hamile diyetleri alindi, bol bol kivi yenmeye
baslandi. Eskisi gibi tatli, tursu, börek, erik aserilmiyor, karpuz,
kivi ve mango isteniyordu gecenin bir yarisi eslerden. Çalisan
kadin çocugunu eski usul büyütmeyecekti. Hemen onlarca hamilelik,
bebek büyütme kitaplari alindi, bir çok internet sitesine üye
olundu, Yoga ve anne-baba kurslarina yazilindi.
Çalisan hamile kadin artik gün gün takip ediyordu
bebeginin gelisimini. Bugün 43. gün, bebegim üzüm tanesi
gibi... 59. gün, parmaklari olustu... 89. gün, bugün ilk defa
hiçkirdi... 210 uncu günden sonra artik bebegin matematik zekasinin
artmasi için Mozart dinletilecek... Sonunda mutlu gün
geldi. Çalisan kadin artik anneydi. 3-4 aylik izinden sonra çalisan
kadin öldürücü diyetlerle zayiflayarak incecik bir sekilde
isbasi yapmisti. Artik basarili bir yönetici, iyi bir es ve
anne olarak 24 saat çalisiyordu. Bebek büyüdükçe, sosyallesmesi
için çalisan kadin cumartesilerini çocuguna ayirdi. Artik tüm
anneler topluca etkinliklere katilmaya basladilar. Yas günü
partileri, tiyatrolar,piyano dersleri, basketbol, tenis ve
yüzmekurslarinin biri bitiyor, digeri basliyordu.
Çalisan kadina bu da yetmedi. Artik hem çalisiyor, hem
iyi bir es olmaya gayret ediyor ve hem de annelik yapiyordu.
Çalisan kadin çitayi birkez daha yükseltti. O artik
evinde katkisiz, saglikli ekmekler, reçeller yapmali, organik
gidalarla, vitamini bol sebze yemekleri hazirlamali, çocuguna ve
esine özel günlerde pastalar yapabilmeli, bu pastalari
çok güzel süsleyebilmeliydi. Bütün çalisan kadinlar yemek
yapma kurslarina kosmaya basladilar. Evlerine ekmek yapma
makinalari aldilar, toplanti aralarinda bir birlerine yemek tarifleri
vermeye basladilar, "Dün nefis bir çavdarli ekmek yaptim,
istersen tarifini vereyim" "Ben de hafta sonu harika bir pasta
yaptim. Evdekiler bayildi. Bir aksam gelin De size de yapayim"
Bakalim çalisan kadin bundan sonra çitasini nereye
yükseltecek?

Gelelim erkege...Bu süreç içerisinde
çalisan erkek ise çitasini hiç yükseltmedi.80 lerde, 90 larda ve 2000
lerde hep TV izliyor, kanepede uyukluyor veya
maça gidiyordu...

29 Ekim 2007 Pazartesi

"NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE"ve en büyük fener:)))))


yaşadığım ve yaşayacağım herşeyden önce NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE...




herkese merhabalar...
ellerim şeker hamurundan çıkmaz oldu son günlerde.şikayetim var mı?elbette yok. büyük bir keyifle her akşam işlerimi bitirip masamın başına geçiyorum.kulağıma i-pod'umu takıp pasta yapıyorum.günün getirdiği her türlü negatif elektrikten bu şekilde arınıyorum.ve işte bu da son yaptığım pastam.sipariş üzerine yapıldı kendisi:)benim gibi fanatik bir fenerbahçe taraftarına armağan edildi.umarım beğenilmiştir.ben bu pastayı yaparken inanılmaz eğlendim.özellikle topu yapmak çok keyifliydi.benim gibi puzzle sever bir kişiliğe yaptırılacak en keyifli pasta gerçekten:)))

vee gelelim gitmeye başladığım temel pastacılık eğitimine:))geçen pazar günü başlaması gereken eğitimimiz referandum dolayısı ile iptal edilmişti ve bu pazara ertelenmişti.bu pazar sabahı büyük bir keyifle yollara döküldüm:)eğitim maltepedeki bir meslek lisesinin mutfağında sefa usta tarafından veriliyor.ben çok memnun kaldım ilk dersden oldukça faydalı bilgiler edindim.ilk ders bir adet pastane pandispanyası öğrendim,oldukça başarılı bir tarif aynen pastanelerde yediğimiz pastaların pandispanyası lezetinde ve rengindeydi.tarifini en kısa zamanda yayınlayacağım.daha sonra bir adet pasta kreması öğrendik o da oldukça lezzetli bir kremaydı.pandispanyalar ve krema dinlenirken tuzlu kurabiye tarifimizi yaptık.mayalı hamurdan çok lezzetli kurabiyeler çıktı ortaya.bizler kurabiyelerimizi çay eşliğinde yerken sefa usta pandispanya ve krema ile pastamızı yapmaya koyuldu.bize sıvama tekniklerini öğretti.ilk ders biz izledik sefa usta yaptı.elbette arada herbirimizi çağırıp birşeyler yaptırdı ancak ağırlıkı olarak ilk ders gözlemlemekle geçti.ve bence bu çokda faydalı oldu bizler için.çünkü bıçağı tutuşundan,hamuru yoğuruşuna kadar dört göz onu izleyebilme fırsatı bulduk.gelecek hafta iki adet pasta yapacakmışız ancak bu kez herbirimiz kendi pastalarımızı kendimiz yapacakmışız ve onları eve götürüp afiyetle yiyecekmişiz:)))
maalesef ilk ders telaşından ve soluksuz izlememden dolayı ilk ders ile ilgili fotoğraf çekemedim.ancak ikinci dersde sefa ustanında izniyle fotoğrafları çekip sizlerle paylaşmayı diliyorum.
işte böyle son bir yılım pastacılık aşağı pastacılık yukarı geçti.ilk altı ayı yalnızca duygu ticarette malzemeleri tanımakla harcayıp,yeteneğimi keşfedemesemde artık birşeyler yapabildiğimin farkına vardım.ve bu nedenle her sabah pastacılıkla uyanıp her gece onunla yatıyor,bıkıp usanmadan kendimi geliştirmeye çalışıyorum.

26 Ekim 2007 Cuma

bahar perisi...


havaların soğuduğu şu günlerde içimi sımsıcak ısıtan bir maket pasta çalışması yaptım dün akşam.sırtıma saplanan sancılarla kalksamda masadan,çok mutluydum ve sanki canım hiç yanmıyordu

bu peri bana çok iyi geldi.şu bulutlu günlerde evimize renk kattı.ama bahar perisiyle bugün ayrıldık malesef:))kendisini yeni sahibine teslim ettim birkaç dakika önce.bahar perisi aldığım maket siparişlerden biri.önümüzdeki günlerde sizlerle sık sık paylaşacağım çünkü bu siparişler bir seri oluverdi aniden:)ve ben bu nedenle çok çok mutluyum.

bu defa bir kitaptan model seçtim ve onu yaptım.öncelikli nedenim şudur ki;talepler karşısında başarı durumumu merak ediyor olmam.evet bebek yapabiliyorum,hayvanlarda yapabiliyorum ancak bir doğum günü sahibi elinde bir resim ile bunu istiyorum derse ne yaparım diye düşünüyop duruyordum.ve konuda kendime karşı güvensizdim.hem bunu yenmek hemde pratik olması açısından kitaptan bir modeli seçip yaptım.

başarılı olmuş mu olmamış mı ona sizler karar vereceksiniz:)modeli kitaptan aldım ancak kendimden birşeyler eklemeden de duramadım.

pastamın yanlarına uçuşan kelebekler ekledim:)

ve işte ortaya böyle bir maket pasta çıkıverdi.ben bahar perimi çok beğendim,umarım sizlerde beğenirsiniz.
sevgiler...

19 Ekim 2007 Cuma

taraftarrr pastası: ))


herkese merhabalarr.bu hafta yorucu ve oldukça yoğun bir hafta geçirdim.yoruldum ama günlerim,saatlerim dolu dolu geçtiği için,varolduğumu hissettim.salı akşamı cuma sabahı için acil bir sipariş aldım.fenerbahçeli bir beyefendiye,ailenin özel isteği üzerine oğuz beyin resminide pastaya ekledik.çarşamba akşamı pandispanyamı yaptım,bir gece buzdolabında dinlendirdim.perşembe akşamı çok samimi olduğum dostlarım bize geldiler ve onlarıda masanın başına alıp pastamı yaptım:))))birlikte çok eğlendik.kahkahalar eşliğinde yaptım pastamı.inşallah oğuz beyinde ömrü hep öyle neşeli,mutlu ve huzurlu olur.

etrafını formaların çevrelediği oğuz bey portresi:)))

16 Ekim 2007 Salı

bebişlerrr...


herkese merhabalarrrrr.zor günler sona erdi,hayat biraz daha hafifledi.bende kendimi pastalarıma verebildim tekrar.bu pastayı çok sevimli bir anne olacağına emin olduğum bir dostuma ithafen yaptım.Ve onun için yapacağım süprizlerin devamıda ayrıca kesinlikle gelecektir:)))
bu şeker pembe maket pastayı bayramın üçüngü günü yaptım.bu pastayı yapabilmek için bir çok daveti geri çevirmek zorunda kalsamda,sonucu gördüğümde işte bunu ben yaptım dediğimde benden mutlusu yoktu heralde.minik üç tane bebiş var pastamda ve onların oyuncakları,biberonları ve emzikleri :) bebek pastası yapmak bana inanılmaz keyif veriyor nedense.belki çalışabildiğim rengarenk pastel tonlarından,belkide o masum suratlardan :)))

yukarıda gördüğünüz bebeklerin ikiside erkek onlar oracıkta birlikte top oynarlarken,yorgun düşmüş minik kız kardeşleride bir yere kıvrılmış uyuyor :)))

yukarıdaki ayıcık ise onların en sevdikleri oyuncakları,hangimizin küçükken ayıcık oyuncağı olmadı ki:)benimde vardı boyumdan büyük,kocamann masmavii bir ayıcık,ona sarılır içinde kaybolurdum.en sevdiğim oyuncağımdı o,annem attığında kocaman bir kız olmama rağmen oldukça gözyaşı döktmüştüm arkasından,bu ayıcığıda onun anısına yaptım :))))

yukarıda birinci beyefendi :)aşağıda ikinci :)

ve buda benim çok beğendiğim ve eski evleri hatırlatan pasatamın yan desenleri

maalesef fotoğraf makinemin arızası bir türlü giderilemedi ve sizlerle bu kötü fotoprafları paylaşmak zorunda kaldım.en kısa zamanda yeni bir fotoğraf makinesi alıp,bu maketimin yeni fotopraflarını sizlerle paylaşacağım.ve elbette diğer maketlerimin.oldukça yüklü bir maket pasta siparişi aldım.onları yapacağım teker teker ve sizlerle paylaşacağım hepsini.aşağıdaki fotoğafda renkler inanılmaz
kötü çıkmış ancak,modeller oldukça net çıktığından incelemek isterseniz diyerek o fotoğrafıda ekledim,gerçek renkler diğer fotoğraflarda daha belirgin.

herkesten bu kötü fotoğraflar için tekrar tekrar özür dilerim.ve sizlere son müjdemmm.bu pazar sefa usta'dan pastacılık eğitimi almaya başlıyorum :))inşallah o deneyimlerimide sizlerle paylaşacağım.oldukça uygun fiyata neler öğreneceğiz.hepsinin dedikoduları,haberleri burada sizler için olacak.sevgiler selamlar...

15 Ekim 2007 Pazartesi

şekerr gibi bir bayramm


öncelikle herkesin geçmiş bayramını kutlar,büyüklerin ellerinden,küçüklerin ve yaşıtlarımın yanaklarındann öperim.keyifli bir bayram geçirdim tüm sevdiklerimle. kalabalık ve çok gürültülü bir aileyizdir biz.ve ben kendimi bildim bileli bayramın 1.günü akşam bayram yemeğini anneannemlerde yeriz.halamlar bile oraya gelirler.bu bayramda aynı gelenek büyük bir mutluluk ve gürültüyle sürdürüldü tarafımızdan.tam 31 kişiydik.eşimle ben,annemler,teyzemler,dayımlar,halamlar,dedemin kardeşleri,annemlerin kuzenleri ve onların çocukları yani bizim kuzenler:)annemin çocukluk arkadaşı ve ailesi tabi benim ikinci kardeşlerim.üç kuşak oradaydık,müthiş anılar hatıralar,yıllar önce gülünen hikayeler tekrar bezendi kahkahalara :))ve birbirimize bakıp ne kadar şanslı olduğumuzu düşündük en çok da anneannemle dedemin,ikisininde gözlerinden parlayan ışığın tarifi imkansız.
belki bir çok arkadaşları gelmeyen dostlarını,çocuklarını beklerken onlar o kalabalığın orada bulunma nedenleriydiler.
ve hep bir yürekten dua ettik,allah kimseyi kimsesiz etmesin diye.ve en küçüğümüz bile yaşlandığında böyle,kalabalık bir bayram evine sahip olmayı diledi.
bayramın ikinci günü eşimin üniversiteden arkadaşlarının kızları "duru" kızımızı mıncıklamaya gittik.öylesine güzel ve uslu bir bebek,4.ayını henüz bitirdi,yani tam ısırmalık zamanları başladı.arkadaşlarımız avrupa yakasında oturdukları için sık göremiyoruz,bizde tatil fırsatlarının bir gününü mutlaka duru hanıma ayırıyoruz.gittik,öptük,kokladık,arkadaşlarımızla hasret giderdik evimize döndük.bayramın üçücü gününüde evimizde eşimle başbaşa geçirdik.o kendince birşeylerle ilgilendi,ben bir tane maket pasta yaptım.fotoğrafı yarın ekleyeceğim,fotoğraf makinesinin ara kablosunu diğer çantamda unutmuşum :((o nedenle yarına kaldı.bayramımız böyle geçti işte.

yukarıda gördüğünüz tadımlık turtalara gelince,metroda satılan hazır turta altlarını denemek istiyordum uzun zamandır.bir kaç blogda denendiğini ve pek beğenildiğini okuyunca bende aldım bir paket.çikolatalı ganaj krema hazırladım,sıkma torbası ve duy yardımı ile turtalara doldurdum.üzerlerine böğürtlenlerimi dizdim,en üstlerinide meyve canlılığını kaybetmesin diye,ahududu jölemden ekledim.bence çok lezzetli oldular,yapımıda oldukça pratik,son dakika konukları için ideal.ben her daim evimde bir paket bulundurmaya karar verdim.ama elbette vaktiniz varsa,tartınıda kendiniz yapın,çünkü ne kadar lezzetli olursa olsun,evde yapılanın yerini dolduramıyor.

çok çenem düştü bugün.anlattıkça anlattım :)))veda faslını kısa tutayım çünkü kısmetse yarın yine burada olacağım :))açılışda söylediğim gibi herkesin geçmiş bayramını kutlarım.sevgilerimleee...

09 Ekim 2007 Salı

Bodrum Hatırası...


herkese merhabalar,istemeden vermiş olduğum uzun bir aradan sonra,tekrar bloguma geri dönebilmek çokk güzel.üstüste gelen rahatsızlıklar ve teknolojik arızalar nedeniyle 31/08/2007 'den beri sizlerle yaptıklarımı paylaşamadım.ve şimdi herşey eski haline döndüğüne göre,bundan sonra sırasıyla bu süreç içinde ve bundan sonra yaptığım pastaların ve hatta yemeklerin,davetlerin fotoğraflarını sizlerle paylaşacağım.ilk pastam bodrum hatırası,bodrumda ki tadı damakta kalan tatilimin ardından,bodrum özlemiyle yaptığım bir pastaydı.ve maalesef bu pastam aslında yarım kaldı.pastaya bir yeldeğirmeni eklenecekti ve birde salıncak ancak gece evi ve çiçeklendirmeyi yaptıktan sonra ciddi sırt ve boyun ağrım nedeniyle pastayı olduğu gibi bırakıp yatmak zorunda kaldım,ertesi sabah yapma fikriyle yatmıştım ancak ertesi sabah,yataktan kalkamayacak halde uyandım.yaklaşık 7-10 gün süresince ciddi bir boyun rahatsızlığı yaşadım.doktorun tavsiyesine göre zaten tüm gün bilgisayar başında çalıştığımdan,pasta vs.gibi ince işlerle masa başında gece yarılarına kadar uğraşmamalıymışım.ve acilen fizik tedaviye başlamalıymışım:((((fizik tedaviye başlamayı düşünüyorum ancak pasta yapmayı bırakmak bir kenara,ara vermek bile beni çok üzdüğüne göre bu fikri duymamış kabul ediyorum :)))

pasta bomboş kalınca bende bari boşluklar dolsun diye,turkuaz rengi yazı şekerimle üzerine BODRUM HATIRASI yazdım.hayalimdeki pasta olmadı ama...yinede çok sevdim ben pastamı,görenler ve tadanlarda çok çok beğendi...umarım sizlerde beğenirsiniz...