26 Mart 2008 Çarşamba

bahar perisi geri geldi...


merhaba dostlarr...
bu hafta halsiz ve keyifsizim nedense...
sanırım bir açıp bir kapayan havalardan...
ülkenin ve dünyanın genel gidişatından...
bazen güllük gülistanlık bir hayat mı benim ki gerçeklikten kopuyor muyum diye düşünmüyor değilim.
çünkü aslında çok da endişeliyim...
haberleri izlediğim,köşe yazılarını okuduğum,evimden mutfağımdan çıktığım her an dehşete düşüyorum.duyduklarım,okuduklarım gördüklerim karşısında...
..............
sanırım o nedenle bu hafta canım hiçbirşey yapmak istemedi...
uyumak istiyorum bol bol,işten eve gider gitmez pijamaları çekip,battaniyeye sarılıp dvd izlemek istiyorum.bugüne dair gerçeğe dair hiçbişey görmemek duymamak...
kabuğuma çekilip,bi süre kimselere görünmemek :)))
ohhh rahatladım hislerimi paylaşınca.Ben ikizler burcuyum ya eser bana,gelir geçer.gelir geçer demekle unuturum gider sanmayın sakın.daha güçlü durur daha ümitli olurum yalnızca.ama bazende o gücümü yitirip,ümitsizliğe kapılıveririm işte bugünlerde olduğu gibi.sanırım bu dönem yorulduğum bir dönemin ardından gelen miskinlik ve güzsüzlük dönemi.en kısa zamanda bu kötümser halimden arınıp,tekrar ümitlerime kavuşmayı hedefliyorum elbette:)))

onun için hem moralimi düzeltsin,hemde blogumu yeşillendirsin diye aylar önce yaptığım bahar perisi pastasını sizlerle paylaşayım dedim.bu pastayı bizim meşhur tezcan's family'nin en küçük üyesi kuzen Ecoş'a yaptım. en küçük dediğime bakmayın lise ikiye gidiyor kendisi :))ailemizin yaş ortalaması gitgide yükseliyor.korkarım bu duruma benim bi çare bulmam gerek :))))
aileye bi tekne kazıntısı getirip,yaş ortalamamızı aşağılara çekmek gerek.gerek de nerde o cesaret :))))
2010'dan sonra inşallahhh :)))
dostlar bugün izninizi isteyeyim ben artık...
ne kafanızı şişirmek,ne moralinizi bozmak isterim.
en kısa zamanda normal neşeli halime dönüp
aynı neşeli nidalarla merhaba demek üzeree bugünlük benden bu kadar...
öperim tüm doslarımı...

19 Mart 2008 Çarşamba

pembe gönlüm sendee :))ireks'den son haberler...


sevgili dostlarımm tatlı bir telaş içerisindeyim günlerdir.Her geçen gün artan siparişleri yetiştirme telaşı ve heyacanını yaşarken bir yandan da siz pastakolik dostlarımla geçireceğim çok güzel bir cumartesi gününü organize etmenin heyecanı içindeyim.
yani iki haftadır oldukça yoğun günler geçiriyorum,ersin bey'i az da olsa ihmal ediyorum :)ama o da hayatından memnun,beni mutlu görsünmüşş başka bişey istemiyomuş(L) :))))

Geçtimiz hafta bir nikah töreni için gelin damat kurabiyeleri siparişi almıştım.Daha önce hiç kurabiye çalışmadığımdan ve kursa da gitmediğimden acaba becerebilir miyim diye tereddüt ettim.ama masanın başına oturur oturmaz hiç zorlanmadan çıkardımmodeli ve arkası da geldi zaten.kurabiye çalışmakta ayrı bir keyifmiş.Siparişleri yetiştirme telaşını üzerimden atar atmaz,sevgili dostlarım içinde aklıma fikirler geldi.Bu yıl birden fazla arkadaşım evleniyor.ben yazın kısmetse süslenip püslenip,kına düğün gezip durucam :)))

müstakbel gelinlerden biri;daha önce bi kaç kez daha bahsettiğim üniversite yıllarımda hayat arkadaşım,biricik hanımım olan sinem'im.sinem' neden mi hanımım diyorum işte hikayesi;sinem 1.öğretimdi ben 2.öğretim,sinem eve geldiğinde ben okula giderdim ben okuldayken sinem evi temziler,yemek yapar sofrayı hazırlar beni beklerdi bende evin erkeği gibi ekmek alır eve giderdim.o evimizin hanımsal işlerinden sorumluydu bende tadilat,tamirat gibi beyisi işlerinden.dolayısıyla o bana beyim bende ona hanımın derdim :)))) işte bu yaz o cadı evleniyor gerçekten evinin hanımı oluyor :)))
ve onunla birlikte tam 20 yıllık dostum(5 yaşında tanışmıştık)Derya'm da evleniyor
bende onlar için yukarıda gördüğünüz 3'lü seti planladım.Gelin damat ve gelinle damadın isim baş harflerinden oluşan setler.
keşke kendi düğünümde de elimden gelseydi bu işler nikah şekeri olarak bunlardan yapardım tıpkı pastanbul didem gibi :))

efendim gelelim yukarıda ki dünya tatlısı hamiş hanıma.tatlı hamiş kim bilir misiniz:)))aslında hepiniz çok iyi tanırsınız kendisini.yumurta sepeti desem yeter heralde :)))hatta bi çoğunuz sen ortalarda yokken tanıyoduk biz onu bile diyorsunuzdur eminim :)))
benimde Aslı'cığımı tanımama duygu ticaret vesile oldu,alışverişe geldiği bir gün uzun uzun sohbet ederek arkadaş olduk onunla.ilk kez gördüğüm biriyle kırk yıllık arkadaş gibi sohbet etmek nadiren olur bana:)))ama aslı'yla hemen oracıkta uzun uzun sohbet edip,çay içmiştik.daha sonra birlikte katıldığımız kurslar,telefon görüşmeleri derken,vakit geçirmekten inanılmaz keyif aldığım bir arkadaşım oldu :))ve şimdi o hanım hamiş yukarıdaki fotoğraf geçen hafta çekildi.birlikte yemek yedik.yine bol bol sohbet ettik.hepinizin kulaklarını çınlattık.ama asıl mevzuumuz elbette ayşe hanım oldu.o güzel sohbetten sonra hafta sonu kurabiyeleri çalışırken,sevgili ayşe'nin doğum kurabiyeleri içinde prova yapmaya karar verdim.ve aşağıda gördüğümüz bebek arabasını aldım.

içine de pembeee pembe kurabiyeler yaptım.umarım aslıcığımda kurabiyeleri ve arabaları beğenir.

ve annesi izin verirse eğer ayşe hanımın doğum kurabiyeleri duygu teyzesindenn hediye olsun istedim...

umarım sizlerde kurabiyelerimi beğenirsiniz...
ve sevgili dostlarım gelelim ireks gezisine;
öncelikle hala yerimiz mevcut...katılmak isteyen arkadaşlarımızı seve seve bekliyoruz.
tarih 05/04/2008 olarak kesinleşti.
anadolu yakasından katılmak isteyen arkadaşlar için Kadıköy Bld.evlendirme dairesi otoparkından,avrupa yakasından katılmak isteyen arkadaşlar için taksim AKM'nin önünden servis kalkacak.
katılımınız ve her türlü sorunuz için duygu_denizyilmaz@hotmail.com adresinden bana ulaşabilirsiniz.
dostlarım bugünlük benden bu kadar.daha anlatacak çok şey var ama patronum kızıyo :)))çene yapıyorum diye :)))))şimdilik müsaadenizi istiyim.
hepinizi sevgiyle öpüyorum.
duygu...

17 Mart 2008 Pazartesi

İreks'e davetlisiniz...Çilek kız pastam...


Merhabalar sevgili dostlarım o kadar yoğun geçiyor ki günlerim sizlerle paylaşacak ne çok şey birikti.Öncelikle paylaşmak istediğim;sevgili arkadaşım nihan(cafenino)'ın dünyalar güzel kızı Sera'nın doğum günü için yaptığım Çilek kız pastası.Pastayı yaparken hep Sera'nın pastasını gördüğünde yüzünde oluşan o en saf en temiz mutluluğu hayal ettim.Çünkü en saf en kirlenmemiş canlılar çocuklar.Onun için ayrı bi severim onları.Ve fikirlerine inanılmaz değer veririm çünkü dürüstlüğün sınırı yok onlar için.Bende pastayı yaptığım süre içerisinde hep Sera'nın pastasını beğenmesi için dua ettim.

Çilek kız pastası yapılır içi neli olur elbette çilekli...peki çileğe en çok ne yakışır elbette çikolata :))
bende çikolatalı pandispanya yapıp,çilekli sütle ıslatıp,üzerine çikolatalı ganaj ile kaplayıp aralara çilekler ve damla çikolatalar ekledim.Pandispanyamı pastane pandispanyası şeklinde yaptım ki ağızda dağılan yumuşacık bir pasta olsun.çilekleri özenle seçtim,en minikleri ve kokulularını hal böyle olunca misssss gibi çilek kokan bir pasta çıktı ortaya.

çilek kızı çalışmak inanılmaz keyif vericiydi hele benim gibi pembe tutkunu biri için,o renkler kendimden geçirdi beni :))))modeli Sevgili Ebru Kaçmaz'dan aldım,o nedenle en çok ona teşekkür ederim.bu pastayı yapma mutluluğuna eriştirdiği için beni :))
en çok da çilekleri yaparken eğlendim.müthiş keyifliydi kıpkırmızı çileklei yapmak,hatta pastamın fotoğrafını gören bir çok kişi çilekleri gerçek sandı :)))))))

efendim kısacası ben bu pastayı yapmayı ve bu çilek kızı çok sevdim umarım sizde pastamı beğenirsiniz.ve sevgili Sera'ya ömür boyunca sevdikleriyle sağlıklı,huzurlu ve bol kahkahaalı bir ömür diliyorum.Her günü diğerinden güzel olsun....

veeeeeeeeee gelelim en önemli meseleyeee sevgili arkadaşlar ireks gezisini sizlerle paylaştıktan sonra gerek telefonla gerek maille ve yorumlarla geziye katılmak isteyen arkadaşların olduğunu gördüm.Ve bunun üzerine Sezer Bey ile görüştüm.Kendisi de isteğimi geri çevirmedi ve hatta elinden geldiğince destekledi.Çalışan arkadaşlarımında katılımını düşünerek Cumartesi günü istedim.Fabrika kapalı olduğu halde cumartesi günü açtıracağını ve demo çalışması yapabileceğimizi söyledi.Ayrıca oturup izlemek yerine mümkün oldğunca ustalar ile birlikte birebir uygulamalı olacak .Ulaşım oldukça uzak olduğundan kadıköy'den ve gelen talebe göre avrupa yakasında bir noktadan otobüs ile ulaşımı sağlayacak.Yani sevgili dostlarım nisan ayının ilk veya ikinci cumartesi günü müsait olan pastasever 30 dostumu İreks'e davet ediyorum.Katılmak isteyen arkadaşlar duygu_denizyilmaz@hotmail.com adresimden benimle irtibata geçebilirler.

Sevgilerimle duygu...

10 Mart 2008 Pazartesi

İreks ve Pastalar...


merhabalar sevgili dostlar...
daha önce bahsettiğim müthiş ziyaret ve ziyafet günümü sizlerle paylaşmadan yapamadım.Çok yoğun çalışsamda,çok çok yorulsamda işimi hergeçen gün daha da fazla seviyorum.Çalıştığım sürece çok daha planlı ve programlı bir hayatım oluşunun dışında sektörümle ilgili olarak harika insanlarla tanışıyorum.Siz blog dostlarımla yüzyüze sohbet etme ve tanıma imkanı bulurken,pastacılık sektöründen de çok iyi dostlar ediniyorum.
Bu dostlardan biri de İreks markasının satış temsilcisi Sezer Bey.Kendisi çok genç ve mesleğinde çok başarılı...

Kendisiyle uzun süredir planlamaya çalıştığımız fabrika gezisi ve ürün tanıtım demo çalışmasına sonunda geçen hafta perşembe günü gidebildim.Ve iyi ki de gitmişim.İnanılmaz güzel bir gün geçirdim.Pastacılığa dair bir çok bilgi ve yeni fikirler edindim.
ireks
İreks markası hazır pandispanyalar,hazır kek miksleri,tahıl karışımları,ayçekirdek içi,pizza miksleri ve pastacılık dolgu malzemeleri vs.üreten çok kaliteli bir firma.Saydığım ürünler yalnızca benim aklımda kalanlar siz diğer ürünleri de merak ettiyseniz "www.ireks.com.tr" adresinden öğrenebilirsiniz.
Gelelim demo çalışmamıza.Perşembe sabahı 06:30'da uyanarak,hayatımın rekorunu kırıp,arabaya atladığımız gibi İstoç'a gittik.İstoç'ta sevgili Sezer Bey bizi karşıladı.Kardeşim ve ben hala uyku sersemi ve korkunç bir istanbul trafiği mağduru olarak vardığımız İstoç'tan sezer Bey'in aracıyla ayrıldık.Yola çıkmadan önce bir yerde oturup kahvaltı ettik.Tabi biz fabrikanın nerede olduğunu bilmiyoruz :)))
Yola çıktık git git yol bitmez :))) git bitmez bi baktık taaa Çerkezköy'e gitmişiz :)))))
Fabrika oldukça uzaktaydı ama fabrikadan içeri girer girmez gittiğimiz onca yola kesinlikle değdiğini hissettim.ilerleyen saatlerde ise beni buraya çırak olarak almazlar mı her gün gidip gelebilirim diye iç geçirdim :))))))))

Neyse efendim,fabrikaya ulaştık.müthiş bir heyecanla önlüklerimizi giyip bonelerimizi taktıktan sonra içinde günlerce çalışabileceğim,çıkmak istemeyeceğim pastacılık üssüne girdik.

Gezimizin asıl amacı satışını yaptığımız tüm ürünlerin kullanım yerleri ve amaçlarını öğrenmek,farklı kullanış biçimleri geliştirmekti.
Hiçbir pasta,ekmek vs gibi satış amaçlı üretimi olmayan fabrikaya türkiyedeki en donanımlı mutfak ve ekipmanları yapılmış.İnkübasyon(mayalama) odalarından,5 katlı fırınlardan,mükemmel çırpıcılardan ve daha nicelerinden oluşan harika bir mutfak yapmışlar ve o mutfakta ülkemizin en iyi ustalarından oluşan bir ekip kurmuşlar.Pastacılık ustası İsa Bey yıllarca Divan pastanelerinde chef'lik yapmış,inanılmaz yaratıcı ve deneyimli bir usta idi.ekmekçilik ustası ise Almanya'da yaşamış,pastacılığın temelini orada almış.Tüm ustalar dünyanın çeşitli yerlerinde workshoplara katılmış.eğitimlerine eğitim,bilgilerine bilgi eklemişler.Ve şimdide İPEM adını verdikleri(İreks Pişirme ve Eğitim Merkezi) merkezde ürün tanıtımının dışında AR-Ge çalışmalarını da yürütmekteler.
Bizim gittiğimiz günde hazır pasta kremalarından,hazır şantilerden,hazır pandispanya tozlarından,pizza mikslerinden,brownie mikslerinden,tahıl karışımlarından çeşit çeşit tarif denediler.
Örneğin aşağıda görülen cookie'ler hazır mikslerden yapıldı.5 dakika gibi kısa bir sürede hamurumuz hazırdı.onları hepbirlikte yuvarladık,silpata dizdik fırına verdik.çıktıklarında inanılmaz güzel kokuyorlardı ve çok lezzetliydilerdi.Ayrıca dayanma süreleride oldukça uzun.eve getirdiklerimden biliyorum :)))))))

hemen altta ki vişneli kekler ise brownie miksinden yapıldılar,ve tadları aynen mudcake gibiydi.mudcake yapmak için uğraşılan sürenin ve kullanılan malzeme maliyetinin yarısına müthiş leziz keklerimiz oldu.ve aynı hamura ceviz ekleyip,düz bir zeminde pişirdiğimizde ise harika brownie'lerimiz oluyor.

aşağıdaki pasta benim çılgınca pişmesini beklediğim pastaydı.Mayalı bir hamurdan yapıldı pasta.Alman pastası ile paskalya çöreği arasında bir kıvamı ve tadı vardı kekin.Fırına girmeden hemen önce yine ireks'e ait mella krokant(Pasta ve keklerde toppinglerin karamelizasyonu için karışım)'ın içine file badem ekledi ve hamurun üzerini tamamen bu karışımla kapadı.fırına verdi.Arasına yine hazır pastacı kreması ekledi.yediğim en güzel pastalardan biriydi gerçekten.

aşağıdaki pastamızda çikolatalıydı,çok hafifti ve müthiş lezzetliydi.özellikle doğuş ve ben rağbet gösterdik pastaya :)))

bu krakerler tek kelimeyle mükemmeldi. hem sağlıklı hem lezzetli.Diyet yaptığım şu günlerde,en çok sızlandığım konu sağlıklı olan her besinin lezzetsiz olmasıydı:)))bu aşağıdaki tarif benim gibi hem ağzının tadından vazgeçmeyip,hemde zayıflamak isteyen arkadaşlara ithaf olunurrr.
kendileri ireks bavyera sovital miksi(Spesiyal ekmek ve küçük ekmek üretimi için; çavdar unu, çavdar kırması,soya kepeği, keten tohumu, susam ve ayçekirdek içi içeren hazır karışım)'ından yapıldı.hamur açıldı incecik,üzerine,sırayla keten tohumu,susam,mavi haşhaş,ayçekirdek içi ve kabak çekirdeği içi şeritler halinde dizildi,hamur kesildi fırına verildi.ve bunlar çıktı:)))çok lezzetliydiler ve yine tazeliğini koruma süreleri oldukça uzundu.

aşağıdaki pastamız pandispanya tozuyla pandispanyası yapıldı,kreması MELLA CHARLOTTE CAPPUCCINO SPESİYAL ile yapıldı,dışı toz şanti ile sıvandı ve pürmüz ile yakıldı.yapımı inanılmaz basit tadı doyumsuz bir pastaydı.

aşağıda ki ise yukarıdaki:) mayalı hamurun aynısı,ancak üzerine yağ,şeker ve un ile yapılmış bir karışımdan serpilip,fırına verildi sonuç olarak bu sevimli ve leziz pasta çıktı ortaya.

bu pastanın nasıl yapıldığını maalesef,muhabbet esnasında kaçırmışım oldukça ilginç,bir fransız pastasıydı.Dışı kek gibi görünen pastanın merkezinde krema vardı.krema içeri nasıl girdi,ya da nasıl pişti maalesef hiçbir fikrim yok :(( ama öğrenir öğrenmez sizlerle paylaşırım.

aşağıdaki pastamız ise yine hazır pandispanya miksi ile yaptığımız pandispanyamız ve MELLA CHARLOTTE VANİLYA SPESİYAL ile yapılmış üzerine kuru meyve şekerleri serpilip dondurulmuş,ve üzeri MELLA JÖLE SADE ile jölelenmiş inanılmaz hafif bir pastaydı.

tiramisu...
oldukça meşakkatlidir bilirim.rom aroması önemlidir,mascarpone peyniri sırrıdır vs.Oldu olmadı,tuttu tutmadı,esans az esans fazla derdiniz kalmıyor artıkk neden miii
çünkü MELLA CHARLOTTE TİRAMİSU SPESİYAL var.her defasında aynı kalite ve lezzette ürün elde etmeniz için mükemmel bir fikir bence.

ve fransız pastacılığının olmazsa olması şarlot pasta.çilekli ve frambuazlısı tercihimdir her zaman.pastanın ve buzdolabının gözünün içine baktım bir an önce donsa da yesek diye.-ve dondu ve yedik ve müthiştiiiiiiii.çilek olur da bir pasta kötü olur mu yaa...bu pastamızda yine MELLA PANDİSPANYA MİKS ve MELLA CHARLOTTE ÇİLEK SPESİYAL ile yapıldı,üzerine MELLA JÖLE ÇİLEK döküldü.

Bu pastalar,kekler,kurabiyeler yapıldı.masaya dizildi,tabaklar geldi.ve hepsinin tadına teker teker bakıldıııı.Rüya mı buuu rüya mııııı :))))))
Efendim böyle bir gün ancak rüyalarımda görürdüm,benim gibi pastakolik bi şahsiyetin rüyalarını süsleyen kareler,sıcacık samimi bir ortamda,hoşsohbet eşliğinde yaşandı.
Rüyamı gerçeğe çevirdiği için buradan Sevgili İş arkadaşım Sezer Bey'e çok çok çok teşekkür ederim.Böyle güzel bir güne vesile olduğu yetmezmiş gibi birde bizi evimizde hissettirmek için elinden geleni yaptı.Sezer Bey ile birlikte tüm İreks ailesine teşekkürü bir borç bilirim.İlginiz ve özveriniz için.
Sevgilerimle Duygu...

07 Mart 2008 Cuma

"dile benden ne dilersen" mi demiştim :))))


sevgili dostlarım merhaba ben dün harika bir gün geçirdim.Neler yaptığımı sizlerde paylaştığımda yorumlarınızı gerçekten çok çok merak ediyorum.Ama önce yarım kalan pazar günü anılarımı ve tariflerimi paylaşmak istedim.
Kaldığımız yerden devam edersek,akşam yemeğimizi yedikten sonra(ki erken yemiştik, öğle yemeği yemediğimiz için)ilerleyen saatlerde çayın yanına bişiler istedi Ersin.Ersin çikolata sevmez,ağır tatlıları yemez.o tam bir meyvecidir.kilolarca meyve tüketir.o huyunu kıskanmıyorum dersem yalan olur.benimde meyve yemek aklıma gelmez,bende özellikle çikolatacı ve tatlıcıyımdır fena halde :)))
ikimizinde gönlü olsun diye aldığım çilekleri,turta yapmaya karar verdimmmm....
ve yaptım...
bence oldukça pratik bir tarif tart tarifleri,yapımı kısa sürede bitti,soğur soğumaz da çayın yanında afiyetle yedik :))

aldığım çilekler inanılmaz lezzetliydi,hatta ben tatsızdırlar diye düşünüp,az da olsa çilek şurubu eklemiştim,çileklere ama gerek yokmuş ona.mis kokulu ve çok tatlıydılar.
tart tarifleri internette oldukça fazla olduğundan ben tarif eklemedim.dilerseniz daha sonra eklerim.ben geleneksel olarak annemin tarifini yaptım :)))öyle badem unlu falan değildi :)))))onları da ilerleyen günlerde deneyip sizlerle paylaşmayı düşünmüyor değilim.
ve son olarakkk,akşam dvd keyfi yaparken canımız ne istedi :)))elbette patlamışşş mısır...
son dilek olduğu hususunda ersin'le anlaşır anlaşmazz hemen kalktım,

ve patlamış mısır yaptım.Nasıl mı çookk çoook basit...

Malzemeler
*1 adet mikrodalga fırın
*1 kahve fincanı mısır
*istenildiği kadar sıvı yağ
*istenildiği kadar tuz
*mikrodalgaya dayanıklı,kapaklı bir saklama kabı.

Saklama kabına mısırımızı,yağımızı,tuzumuzu ekleyip,mikrodalga fırınımızı 800w ya da max. da çalıştırıyoruz.bir kaç dakika içinde mısırlarımız patlamaya başlıyor.patlama sesleri seyrekleşince fırınımızdan mısırlarımızı alıyoruz.yukarıdaki gibi tam d^vd'lik patlamış mısırlarımız oluyor.
güzel bir film izlerken,sıcacık evinizde,sevdiğinizle patlamış mısır yeme keyfini yaşayıp,içinizden bol bol şükrediyorsunuz :))))))

dostlarım bugünlük benden bu kadar...
en kısa zamanda size dün nerede,kimlerle ne yaptığımı anlatıcammm :))))


işte ancak iki postta tamamlayabildiğim onca işin,gücün tarifin asıl nedeni...yukarıda ki resimde gizli...
bir daha ki mum üfleme seremonisinde ersin'i mümkün olduğunca oyalayıp,dilekleri unutmasını sağlamalıyımmm :))))))))
sevgilerimle herkese...
bu akşam sonunda recep ivedik'e gidiyoruzzz.umarımmm bol kahkahalı bi gece geçiririz.

05 Mart 2008 Çarşamba

dile benden ne dilersen...


dostlarımmm merhabalar herkese,
ersin'in mutlu doğum haftasını bitirdik,pazar gecesi saat 00:00 i vurduğunda.Arabamız balkabağına,ben külkedisine dönüverdim,böylece ersin'in bu yıl ki mutlu doğum masalı son buldu :)))Son dakikasına kadar değerlendirdi sağolsun :))) ama az kaldı tabi haziranda benim ki başlıyor :)))))) bakalım o ne yapacak :)))
cumartesi gecesi dediğim gibi fasıla gittik sıkı dostlarla yukarıdaki görüntü fasıldan :))iyice bir eğlendik,dans ettik,şarkı söyledik kısacası stres atıp geldik.ersin pastasını orada kesti,mekanın yarısı benim pastamdan yedi :)biraz büyük yapmışımda :)))ve herkes tarafından çok beğenildi.en çok da Ersin tarafından.aşağıda Ersin'in pastasını gördükten hemen sonraki mutluluğu var.işte o gün demiştim ya,herşey,tüm o yorgunluk,emek hepsi onun gözündeki minik bir pırıltıya değer diye.

gerçekten her şey bu bakışa değer...
ama bitmedi elbet,biter mi :)))
önümüzde koca bir pazar vardı
Ersin dolu dolu değerlendirdi pazar günümüzü...
öncelikli isteği bu o pazar gününü evde geçirmek oldu.kabul edildi :))
evimizde izlenecek dvd'ler,denenecek tarifler ve daha nicesi varken bende keyifle kabul ettim evde miskinlik yapıp,evimizin tadını çıkarmayı.
işte sizi çalışan bir çiftin evinde geçirdiği pazar günü,mutfağında pişenler...
KAHVALTI...

Üzülerek söylemeliyim ki biz Polat ailesi haftanın bir günü kahvaltı edebiliyoruz.Altı günü napıyoruz tabiri caizse geçiştiriyoruz.ben iş günlerinde sabah corn flakes ve süt ikilisini tercih ederken,Ersin çay ve börek,açma,poğaça ikilisini tercih ediyor.
Evet sağlıksız,evet yanlış,evet biliyoruz ama napalım işe yetişemiyoruz,ve karı koca sabah uykusunu seviyoruz:)))hal böyle olunca pazar kahvaltıları daha bi önem kazanıyor ikimiz içinde.özlemle yapıyoruz diyebilirim.
Mutlaka birer tane rafadan yumurta,peynir çeşitleri,zeytin,fındık ezmesi,nestle olmak kaidesiyle chokella,domates,salatalık ve bol meyve'den oluşan bir listemiz var.Salam,sosis,sucuk gibi et ürünlerini mümkün olduğunca,hatta mecbur kalmadıkça tüketmiyoruz.bu pazar sabah kahvaltımızda yukarıda saydıklarımın dışında
peynirli kiş,
zeytinyağlı kuru dolma
mercimekli börek vardı

ersin bey'in isteği üzerine elbette :))))
bu pazar öğle yemeği yemedik çünkü kahvaltı masasından oldukça geç kalktık.
gün içinde gazeteler okundu,dergiler karıştırıldı,sohbet edildi,beyin fırtınası yapıldı.ersin uyudu.bende mutfağa girdim.ne yapsam ne yapsam...
evde sebze dahil hiçbişi yok.alışverişe gitmek istemiyor paşa gönlüm.hımmmmm naapsam diye dolanırken derin dondurucuyu karıştırmak geldi aklıma.ve ersin'in muhteşem diye tabir ettiği bir mönü çıkardım.
hünkar beğendi yaptım...
ama kuşbaşı etim yoktu bende yapıp derin dondurucuya attığım köfteleri kullandım :))
derin dondurucuda kzlenmiş patlıcan görünce,birde köfteleri yanına iliştirince...yüzümde büyük br gülücük oluşuverdi...yakışırsınız dedim kendi kendime...

hemen hünkar beğendinin ya hünkarı ya beğendisi artık hangisi o bilmiyorum ama patlıcanlarını yaptım.
tencereye tereyağ'ı koydum,unu ekledim,patlıcanları ekledim karıştırarak sütü ekledim.diğer tarafta köftelerimi kızarttım.kızaran köfteleri tavadan aldım tavaya biraz daha sıvı yağ ekledim,salçayı da ekleyip,salça pişmeye başlarken,sıcak et suyu yarım su bardağı kadar ekledim,kimyon,tuz,pul biber 'ide ekleyip köfteleri içine attım harika bir sos oldu.patlıcanların yanına köfteleri dizip,köftenin sosunu hafif üzerinde gezdirip,servis yaptım.

ama elbette ana yemeğin öncesinde çorba vardı.arpa şehriyeli,mercimek çorbası.çok lezzetliydi çookk.

dumanı tütüyor...çorbanın...
siz şimdi bittiğini düşünüyorsunuz di mi ı ıhh bitmedi.biter mi efendim.bu hafta senede bir kez geliyor insanın başına...biter mi bitmezzzzzz.devamı çok yakında...
öpüyorum tüm dostları...

01 Mart 2008 Cumartesi

balıklarda aşık olur pastası ve iyi ki doğdunn beyimsiii :))


"Kocaman kalabalık bir denizde yaşıyorduk,birimiz atlas okyanusunda,birimiz adriyatikte.öylesine uzak ve öylesine karşılaşması imkansız.ama bu iki balık onca yolu tepip,birbirlerini buldular ve ilk görüşte vuruldular.etraftaki milyonlarca balık anlamını yitirdi,dünya sessizliğe bürünüp,onları izledi..."
bu hikaye eşimle benim hikayem.planlasan olmayacak,ilginç tesadüfler ile birbirimizi bulduk,halbuki birimiz istanbulda birimiz malatyada doğduk,5 yıl arayla,birimiz samsunda,birimiz bursada okuduk,birimiz ortaokuldayken birimiz üniversiye başladık,birimiz istanbul'a geldiğinde birimiz Bursa'ya gittik.Hayat sabırla bekledi bizi,o biliyordu çünkü,belki biryerlerde eros'u da uzunca beklettik :))
ama dedim ya hayat bu
aşk bu
kimse duramıyor önünde,yollar,şehirler nasıl dursun...

"02 mart" o iki şaşkın balıktan birinin doğum günü,
sevgilimin,eşimin,evimin reisinin(ersincim maalesef bugünün hatırına:))her geçen gün biraz daha benden olan birinin Ersin'imin doğum günüüüü.
bu gece sıkı dostlarımızla fasıl'a gidip gönlümüzce eğlenicez,gece yarısı saat oniki'yi vurduğunda canımın içi 31 yaşına basacak :))bu şirin pasta gelecek,o üfleyecek,dilek tutacak,hediyesini açacak.ve umarım sonunda bana sarılacak :)))))
ve şu an gözümden akan uyku,heryerimden saçılan yorgunluk unutulup gidecek.o gülecek ya,sevinecek ya,yine dünya sessizliğe bürünecek.
iyi ki doğdunnn ersinnnn,iyi ki buldumm seniii...
uzun lafın kısası seviyorummm çok çok seni :)

sevgili dostlarım merhabalarr herkese.yukarıda ki yazı sevgilime yazıldı.bigünlük affedin beni :)))
ersin'in doğum günü 2 mart.bizim evimizde doğum günleri olmaz,doğum haftaları olur.doğum haftası sahibinin bir hafta boyunca gönlü hoş tutular,istedikleri yapılır,bir hafta boyunca hep gülmesi sağlanır :)))
elbette bu benim doğum günümde aldığım bir karardı :))ama sıra ersin'inkine geldi.o benim doğum haftamda ne kadar titiz,ve çalışkan davrandıysa tüm bu şartları yerine getirmek için,bende aynen o titizlikle çalışıyorum,yaklaşık bir haftadır:)))
istediği yemekler pişiyor,istediği kanal izleniyor,geziliyor,sınırsız bilgisayar oynayabilir vs vs :))))
tatlı bir hareketlilik geliyor hayatımıza.öneririm arkadaşlar.
gelelim pastamıza beyaz ganaj kremalı ve çilekli yaptım,pastayı bol vanilyalı bir pandispanya ile.ovaleksli pandispanya tarifini uyguladım ve gayet taşıyıcı bir pandispanya oldu.ve pastanedekiler kadarda yumuşak ve süngerimsi.kekleri çilekli sütle ıslattım birde hımmmmmm mis gibi kokuyordu pastam kaplarken :)))

işte böyle sevgili dostlarım ;umarım beğenirsiniz balıklarda aşık olur pastamı,ve ayrıca duru pastası ile ilgili tüm tebrikleriniz ve ilginiz için çok çok çoooookkkkkk teşekkür ederim,herbirinize sevgiler saygılar.
duygu...